Bu Yazı Merak Ettikleriniz kategorisinde 14 Kas 2011 tarihinde yayınlandı 55 kez görüntülendi, 0 Yorum yapıldı.
Uykuya daldığımız zaman sayısız rüya görür ve bunların etkisinde kalırız. Biran önce rüyamızı birilerine anlatmak ya da internetteki rüya tabirleri sitelerinden rüyalarımızdaki can alıcı noktaları seçip yorumlamaya çalışırız.Ama maalesef rüyamızdaki her noktayı hatırlayamayız. Hatta bazen öyle bir an gelir ki, rüya görürken bile uyandığımızda rüyamızı hatırlamak için kendimizi şartlandırırız. Ama maalesef hiç bir telkin fayda etmez. Peki rüyalarımızı kaydedebilirmiyiz?
Dr. Kleitman, uykularını müşahede altında tuttuğu kişilerin rüyalarını EEG (elektroensefalogranik) ve EGK (elektrokardiagram) cihazlarla tespite başladı. Bu çalışmalar sonucunda ; rüyaların varlığına delil olarak gösterdiği göz hareketlerine, heyecana bağlı kalp atışlarını da ilave etmiş oldu.
EEG (elektroensefalogranik) ‘nin verdiği sonuç oldukça dikkat çekiciydi. Rüyanın başladığı andan itibaren, ağır bir ahenk içinde devam eden uyku halini gösteren çizgiler ritmik bir hal alıyor, uyanıklık halindeki şekilleriyle cihazın kağıt şeridi üzerinde kayboluyordu.
Bu deney 8 kişi üzerinde 10 gün boyunca devam ettirildi ve cihazın kaydettiği eğri büğrü çizgiler dikkatlice incelendi. Sonuç olarak;
Rüya, uykunun %20 lik bölümünü teşkil etmektedir. Yani, 8 saat uyuyan bir insanın uykusunun ilk saati ağır ve rüyasız geçmektedir. Bundan sonraki 10 dk içinde rüya görülmekte ve sonrasında yine 1,5 saat süren ağır bir uyku devresi başlamaktadır. Sonra 20 dk’lık bir rüya ve yine 1,5 saatlik ağır uyku devresi… Uykunun bundan sonraki kısmında ise 30 dk’lık rüya faslı vardır. Bundan sonraki dilimde ise yine uyku ve sonrasında da uyanma takip etmektedir.